13 Ağu 2016

Kırda Lavanta

Lavantaların sonsuz salınışı ve muteber bombuslar... Bal yapmaktan ziyade doğada renk izgesini artıran; kırı boyamaya yeminli, devrimci arılar bunlar.





4 Ağu 2016

Bebek Kaplumbağalar

Kış aylarında bir kaplumbağa ailesini otobandan kurtarıp, evin yanındaki ormana bırakmış çok geçmeden ak meşenin altına yerleştiklerini görmüştüm. Ara sıra kendileri ile karşılaşıp tek taraflı da olsa muhabbet ediyordum. Geçenlerde eve çıkarken baktım, bayırda bir bebek kaplumbağa, avare avare dolaşıyor. Elime alıp yolun kıyısına getirdim. O kadar minikti ki dokunurken incitecekmişim hissine kapıldım.  Biraz aşağıda hastalığından mütevellit ses tellerinde sorun olan Müfit Amca'yı fark ettim, denizden geliyordu. Her zamanki gibi boynunda hastalığını gizlemek isteyen bir fular vardı. Kısık bir sesle: "Bu seninkilerden." dedi. Anlayamadım, yormak istemediğimden üsteleyemedim de. Tepkisizliğimi görüp açıklama yapma ihtiyacı duydu; meşe ağacına giden yolu göstererek, "İki yavrusu var." dedi. "Hadi canım." diyerek bebeği yerden aldım. Müfit Amca'ya teşekkür edip, ağacın yanına gittim. Oyukta anne ve bir bebek vardı. Diğer miniği de yanlarına bıraktım. Eli boş olmazdı, tadını sevdiklerini bildiğim birkaç dal beyaz zakkum toplayıp yuvalarının önüne koydum.

* * *

Bugün, bebeklerle tanışmamın üzerinden iki gün geçmiş olduğunu fark edip yeniden yuvaya gitme isteği uyanıyor içimde. İyi olup olmadıklarını kontrol etme güdüsü işte. Gidip bakıyorum, her şey yolunda; uyuyorlar. Kuru otların çatırdamasını önlemek için parmak uçlarıma basa basa yanlarından ayrılıyorum. Yolda anneleri onlara nasıl sesleniyor diye düşünüyorum. Bir isim de ben vermeliyim. Birine Hasret, diğerine Gültekin diyorum. Kaplumbağaların ömrü uzun olur biliyorum...