9 Kas 2007

Belki

Seni bekliyordum, yaşadığım hiçbir ânı içimi sindiremeden karşılaşacağımız zamanı bekliyordum. Yıllar yılı aynı havayı soluduk, aynı gökyüzü buluşturdu bizi, aynı yağmurlarda ıslandık, aynı rüzgarda hırpalandık.

Belki rastladım sana bir köşe başında , gözünde gözlük elinde gazete vardı o yıllarda. Hızlıca geçtin yanımdan.
Belki bir akşamüstü uğradığımız market aynıydı. Sen otomobil dergilerine bakarken, ben içecek rafındayım, karşılaşamadan kasaya yönelip çıkıp gittin marketten.
Belki ilkokul yıllarında okuduğun sınıfta sürücü sınavına girdim, oturduğun sıraya oturdum, çocuk olduğun bahçede yürüdüm.
Belki şehrimizin futbol takımını destekledik, karşılıklı tribünlerde. Sen “yeşil” dedin, ben “beyaz” belki de.Yüzlerce yüz arasından seçemedim yüzünü.
Belki bir kırmızı ışıkta direksiyon başındaydın, bense karşıdan kaşıya geçmekte olan bir yaya; sarının yanmasıyla gaza basıp gittin, yeşili ve beni göremeden.
Belki aynı halk konserinde buluştuk, aynı şarkıları söyledik bir ağızdan. Çoğalarak duyulan sesler arasından seçemedim sesini.
Belki gösterime yeni giren bir filmin akşam seansını izledik, aynı salonda. Perdeden yansıyan ışık yetersiz kaldı seçemedim seni.
Belki aynı metroya bindik farkında olmadan, sen ilk vagona bense sonuncuya. Bilemedim o an bizi birbirimize bağlayan raylı sistemin geçiş vagonları olduğunu.
Belki aynı dilenci çocuğa para verdik, beşer dakika arayla, belki aynı köpeğin başını okşadık birer gün arayla, belki aynı ağacın altında oturduk birer mevsim arayla.

Ben hep seni bekliyordum, attığım her adım sana doğruydu, biliyordum bu yolun sana varacağını; bugün ya da yarın seni tanıyacağımı…

22.Aralık.Cuma ‘06

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder