30 Nis 2011

Bana Odun Deme

Alanya'da denizden karaya vuran değersiz tahta parçalarına yalloz deniyor. Yalos ise Yunanca'da sahil, kıyı anlamına geliyor. İşte Filiz Ateş ve Christiane Alaettinoğlu da bunlardan esinlenerek yaptıkları çerçöp zanaatına Yalos ismini takmışlar. Deniz kenarından topladıkları odun parçalarına ruh katarak farklı bir hobi alanı yaratmışlar. Sırları da tahta parçalarını hayal ürünleriyle birleştirirken hiçbir yapışkan madde kullanmamaları.
Yalos ürünlerine ulaşmak için: http://yalos.blogspot.com adresini inceleyebilirsiniz.


26 Nis 2011

Semt sakinleri





Fotoğraflar kışa ait. Havanın soğuk olduğu dönemlerde uyumak için Chevrolet'i seçen minik kedi. Uykusunu böldüğüm için sonunda kızdı işte.


Semtin yakışıklılarından Lugano çok kibardır kendisi. Başını okşayanları evine kadar bırakır.


Birileri bu güzelliği şubat ayında bizim sitenin bahçesine terk etmişti. Birkaç gün içinde sahiplendirdik.


Münü Teyze bu bayrağı Fenerbahçe'nin Bjk galibiyetinden hemen sonra asmıştı. Bayrak 20 şubattan bu yana Bejekeli eşi Kemal amcaya nispeten hala orada.


Tatliş ve Barbi


Hammar çifti ve kedilerinin kış güneşi keyfi


Lugano ve Aydınlık. Karınları tok, mutlu görünüyorlar.

Rejimler değiştikçe heykeller yıkılıyor


“Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”
M. Kemal ATATÜRK


Rejimler değiştikçe heykeller yıkılıyor. Bunun en iyi örneklerini filmlerde görüyoruz. Ulis'in Bakışı filminde Lenin heykeli yıkılıp bir gemi güvertesine konulmuş, Tuna Nehri üzerinde usul usul ilerliyor. Elveda Lenin isimli filmde farklı olan tek şey heykelin bu defa gemide değil de bir helikopterle Doğu Avrupa'yı terk etmesiydi. Sovyetlerin çöküşünü yıkılan heykellerle sinemadan izledi Dünya.

Taliban'ın Afganistan'da yıktığı Buda heykelleri dünya kültür mirasları listesindeydi. "Put" diye yıkıldı bilinen en eski buda heykelleriydi. Dünya ile beraber Gül'ün başdanışmanı dönemin Dışişleri Bakanı Hüseyin Diriöz de kınadı bu yıkımı. Ülkesindeki kültür ve sanat düşmanlığına bakmadan "Hiçbir gerekçenin böyle bir tahribatı haklı kılmayacağını" söyledi.

Türkiye'nin her yerinde anıt heykeller olması gerekirken sudan nedenlerle kaldırılıyor. Evet çeşitli nedenlerle heykeller yıkılabilir, bir yerden başka bir yere taşınabilir ama buna biz değil kurulacak olan sanat kurulları karar vermelidir. Yukarıdakilerden biri burun kıvırdı diye anıtlar yok ediliyor. AKP'nin sanata bakış açısı ortada. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı birleştirerek sanatı satılacak mal olarak gördüklerini kanıtladılar. "Ben böyle sanatın içine tükürürüm." diyen bir adam düşünün. Bu adam ki Başkent Ankara'ya senelerce başkanlık yapsın.

Son olarak parti başı Kars'taki İnsanlık Anıtı'na, "ucube" diyerek siyasi linç kararını verdi. İmzalar toplandı, sanatçılar eylemler yaptı lakin yıkımın önüne geçilemedi. Bir ülkede Başbakan'ın beğenisi her şeyin üstüne geçiyorsa o ülkede demokrasiden söz edilemez. Aslına bakarsanız Erdoğan'ın bu müdehaleci tavrı beni çok fazla şaşırtmadı. Zira sigara ve alkol bırakılacak, üç çocuk yapılacak şeklinde kampanyalar yürüten kişi de kendisiydi. İleri demokrasilerde(!) akıl ve mantıktan uzak fetvalar da oluyormuş, devlet büyükleri sayesinde öğrendik!