22 Mar 2013

Kuru yemiş

Geçtiğimiz gün bir kuru yemiş markasının tanıtım filmini hazırladık. Kurgunun nasıl ilerleyeceğini tasarlayabilmem için çekimlerde fabrikadaydım. Keşke çikolata fabrikası olsaydı da şöyle çaktırmadan ağzıma doldursaydım diye geçirmedim değil içimden. Kuru yemiş ile çok fazla içli dışlı değilimdir. Hele ki bazılarını asla yemem.

Ceviz, çocukluğumdan beri ilk sırayı kimselere kaptırmamıştır. Yağlı yağlı pek itici şimdi şurada kendisinden söz ederken bile dudaklarım büzüşük.

Fındık, aslında zamir olarak çok fazla telaffuz ediyorum ismini ama kendisinden pek haz etmiyorum. İlkokulda bize Çernobilli fındıkları kakalayıp durdular. O dönemlerde yiyormuşum bak, nasıl olduysa zaman içerisinde soğumuşum.

Şam fıstığı, kendisiyle bozuşmamız beş - altı sene evveline dayanır. Lambur lumbur ağzımla kabuklarını açtığım bir dönemde dolgumu kırmıştı da soğutmuştu beni kendisinden. Küsüştük, barışmaya da niyetli değiliz.

Badem, yahu çağla versiyonu ne kadar çekiyorsa beni, kurusu o denli itiyor.

Kuru üzüm, leblebiyle bile çekilmiyor. Tazesi çok daha güzel şöyle yeşil yeşil ama Tarsus çekirdeksizi olacak.

Kaju, çerez alemine yeni düşmüş kendisi ama bana bulaşmasın. Ne tipinde ne de tadında meymenet var.

Geriye tabakta seçilmeyenler kaldı. Nohut, leblebi, tuzlu fıstık ve soslu mısır. Bunlar kabul hatta babamın deyişiyle gabil :)






15 Mar 2013

Üzmeyelim Danaları



Dandini dandini dastana, danalar girmiş bostana 
Ham yapmışlar lahanayı, afiyet olsun onlara. 

Ben hep sözleri bu şekilde değiştirerek söylüyorum, ne bileyim içime sinmiyor danaları üzmek :)

2 Mar 2013

Bebeklerde EEG

Perşembe sabahı rutin kontroller için doktora gittik. Ata'nın ara sıra gözlerinin tıpkı büyük insanlar gibi daldığını söyledim. Doktorumuzda bir panik belirdi hemen bir nöroloğa gitmemizi söyledi, epilepsi olabilir dedi ve dünyamı başıma yıktı!

Alanya'da çocuk nöroloğu yok, hemen araştırdık Antalya'da bu işin ehli Prof. Dr. Şenay Haspolat'mış. Kendisi Akdeniz Üniversitesi bilim dalı başkanıymış, özel muayenehanesinin internet adresine baktım, öyle özensizdi ki "Nasıl yer burası?" diye içime bir kurt düşmedi değil.

Ertesi gün gittiğimizde yine muayenehanenin öyle cafcaflı mobilyalarla döşeli olmayışı beni şaşırttı. Bilirsiniz genelde, özel yerlerde iyi görünmek adına tabloydu ıvırdı zıvırdı kullanılır. Bunlar hep "sizden alacağımız ücreti hakediyoruz." mantığı ile hazırlanmıştır. Oysa Şenay Hoca'nın yeri, öyle sade, öyle iddiasızdı ki yalnızca bilgisini satıyor diye düşündürdü bana. Haklı da çıktım keza.

Hastasıyla ilgili, güler yüzlü, size karşı açık ve net, uzun uzun ve tek tek her olasılıkdan söz eden ne bileyim müthiş bir insan. Öğrencileri çok şanslı olmalı.

Gelelim bizim sonuçlarımıza. Epilepsiye dair en ufak bir bulgu yok, motor gelişimimiz iyi, Ata çok sağlıklı bir bebek. Sözünü ettiğimiz dalmalar da olağanmış. Aslında bu yazıyı eeg öncesinde neler yapılması gerektiğine dair çok fazla bilgi bulamadığımdan paylaşmak istedim.Umarım kimsenin ihtiyacı olmaz.

Bebekler EGG'ye uyurken girdiğinden, çekim öncesi mutlaka bebeğin uykusuz olması gerekiyor. Ata sabah altı gibi uyandığından, Alanya - Antalya arasında dayanamayıp sızdı, ben de yarım saat uyumasına izin verdim. 

Parazitlenme olmasın diye saçlarının temiz olması gerekiyormuş, bir gece evvelden mis gibi yıkanmıştı tospiğim. Yolda da toz toprak olmasın diye dikkat ettim. 

Uyku öncesinde rahatlaması için bir şurup veriyorlar. Atoş, oyun odasının altını üstüne getirdikten sonra yavaştan sızma pozisyonu aldı. 

Sonrasında uyku odasında uyudu miniğim.

EGG odasında uyanır gibi oldu yeniden kucaklayıp biraz şarkı mırıldandım, uyudu. Burada kafasına 28 yerden elektrotlar yapıştırıldı ve bunlar kablo aracılığıyla EEG makinesine bağlandı. Bitime yakın kollarına da iki tane takıp, başının üzerindeki ışığı yaktılar. Onu öyle görmek beni korkuttu. Elini hiç bırakmadım. Yirmi dakikadan fazla sürdü ama sonuçları hemen aldık.