28 Haz 2013

Ruhsuzluk Durumu

Bu böyle ne kadar sürecek bilmiyorum ama günlerdir bazı anlar dışında surat hep asık. Dört koldan sardı belalar. Hiç mi iyi haber olmaz memlekette! Yok işte, baş döndürücü bir sıkıntı hep hep hep.

Bebeğimi uyuttum, biriken ev işlerinden bir tutamını hallettim. 22 gibi bilgisayarın başına geçtim. Bitirilmesi gereken yığınla iş, kıpkırmızı olmuş tüm bellekler. Buna rağmen oturdum kaldım. Sonra gidip ketıla su koydum, bir sallama yeşil çay yaptım kendime. Döndüm yine masama. Birkaç şarkı dinleyip, başlarım dedim. Yok!

Oldu mu saat 23:26 Sabit girdiğim birkaç site açık, boş boş bir ona tıkla bir buna. Sonra oturduğun yerden dışarıyı izle. Avare avare saçlarını karıştır. El çenede ofla, pufla. Birazdan da uykunun geleceğini bahane et. Zıbar.

Ne çalışmak, ne dolaşmak, ne yemek ne içmek hiçbir şey gelmiyor içimden. Kitap bile okuyamıyorum. İlker Başbuğ'u hala bitiremedim. Güzel kitap esasında, çok güzel kitap da alamadım bir türlü elime. Darmadağınık bir şey oldum işte.