25 Ağu 2015

Ansızın Piknik

Yeni ve uzun soluklu bir iş aldım, bilgisayar başında çok fazla vaktim geçiyor. Metin yazmaktan hem gözlerim hem başım ağrıyor. Sürekli yazdığım için açıkçası blog yazmaya da elim gitmiyor, boş kalan zamanlarımda küçüğüm ile olmayı yeğliyorum. Ancak burası hep aklımda, nicedir ihmal ettim deyip hayıflanıyorum. En azından geceleri bir iki satır da olsa eklemeye niyetliyim bakalım.

Bu akşamüstü pikniği ansızın gelişti. Hadi dışarıda bir şeyler atıştıralım dedik. Artık ne varsa bir sepete alıp, orman içerisinde bir yere gittik. Ben öyle işletmelerin açtığı piknik alanlarından pek haz etmiyorum. Bu alanda terk edilmiş bir oyun parkı, bir kaç çardak ve üç tane piknik masası vardı. Burayı köylüler yapmış, ancak köye uzak olduğundan pek uğramıyorlar. Bu tenhalık işimize geldi. Kekimizi karıncalar ve kuşlarla paylaştık, nefes aldık, şarkı söyledik.






12 Ağu 2015

Naula'dan Seyreyle Beton Yığınını

Alanya'da nerede yaşamamalıyım derseniz, hiç düşünmeden Mahmutlar mevki derdim. Tam bir beton yığını. Aslında bu, büyük şehirler için alışılmış bir manzara. 

Alanya'ya yerleşmeye karar veren yabancılara satacak ev bulamayan aç gözlüler sahil şeridinde yükseltiyorlar apartmanları. Geçtiğimiz sene 35 bin yabancıya konut satılmış. Alanya merkezde böyle yüksek binalar göremezsiniz, kat yasağı var ama Mahmutlar belediye iken, başkanları hep ceplerini düşünmüş.

Gelelim Naula'ya. Burası Leartes için hizmet eden bir liman kenti. İçerisinde Bizans kilisesi, tiyatro, sütunlu cadde, iki çeşme ve diğer kalıntılar var. Burada bir kilisenin daha olduğu söyleniyor ancak devlet, kendi haline bırakmış. Değil araştırma yapmak, bir çitle bile çevreleme gereği duymamış. Kapalı alanları çöplüğe dönmüş, belli ki geceleri alkolizme ev sahipliği yapıyor. 

Bölgenin muhtarı, burası için çok uğraşmış. Başvurmadık yer bırakmamış, devlet tarihe karşı yine kayıtsız kalmış. Muhtar ekibini toplayıp, her ay gidip temizlik yapıyormuş. Yüksek katlı binaların arasından dikkat çeksin diye bir de bayrak dikmişler. 

Tüccar siyasetçiler yüzünden SİT alanları imarlaştırılıyor. Tarihin silüet etkisi rant ve talan için bozuluyor. "Türkiye'de çok fazla SİT alanı var." diyerek yapılandırma yasallaştırılıyor, ne yazık.