30 Eyl 2015

Eflatuna Özgü

Eski Roma'da soylular eflatun rengini sınıf farkını hissettirmek ve otorite sağlamak için kullanırlarmış. Sanıyorum bizim sonradan görmeler de oralardan esinlenip mor ve altın renklerini bir arada kullanıyorlar. Ancak ben bu boğuculukta asalet göremiyorum.

Doğada rastladığım bu çiçekler, maviden mora uzanan tonlara sahip, çoğu yabani. Adlarını merak ettikleriniz olursa bildiklerimi yanıtlayabilirim. Aslında çok daha fazlası var ama yayın görsele boğulmuş olduğundan şimdilik bunları ekliyorum.

















28 Eyl 2015

Sahilde

Bu sene ülkeye gelen turist oranında yüzde kırklara varan bir düşme olduğunu okumuştum. Ancak buna rağmen sezonda kumsal oldukça kalabalık geldi bana. Nihayet şu son tatil ile plajda adım atmanın telaşe yarattığı günleri geride bıraktık.

İnsanlar bronzlaşmak uğruna yağlanıp güneşin alnında saatlerce yatıyorlar ancak ben güneşlenmek yerine mavi sularda zaman geçirmeyi daha çok seviyorum. Küçükken babamlar her yaz Mersin'den yazlık kiralarlardı. Yazı, Yemişkumu, Kızkalesi, Kocahasanlı'da geçirirdik. Yaz tatili ile beraber üç kardeş duygu sömürüsüne başlardık.  Çukurova'nın köyünde denize hasret, plaj oyuncaklarını çıkarır, babamların duyacağı şekilde hayaller kurardık. Hatta bir akşam ablam abartıp cinnet getirme taktiği uygulayarak halıda yüzmüştü. Yazarken bile kahkaha attım ya hu.

Denize düşkünlüğüm çocukluktan geliyor işte. Sabahları yalnız gidiyorum, pek kimseler olmuyor. Çoğumuzun yaptığı gibi dubalara kadar yüzüyor, kitap okuyor ya da müzik dinleyip mavi dalgaların arasındaki beyaz yansımalara dalıyorum. Atoş ile gittiğimizde ise kumdan kaleler yapıp, babaannemin deyimiyle, çipillikte oyunlar oynuyoruz.

Fotoğraflar bu sabahtan, Ankara'dan gelen teyzoşu, Ata ve kıyıda insan manzaraları.