28 Eyl 2015

Sahilde

Bu sene ülkeye gelen turist oranında yüzde kırklara varan bir düşme olduğunu okumuştum. Ancak buna rağmen sezonda kumsal oldukça kalabalık geldi bana. Nihayet şu son tatil ile plajda adım atmanın telaşe yarattığı günleri geride bıraktık.

İnsanlar bronzlaşmak uğruna yağlanıp güneşin alnında saatlerce yatıyorlar ancak ben güneşlenmek yerine mavi sularda zaman geçirmeyi daha çok seviyorum. Küçükken babamlar her yaz Mersin'den yazlık kiralarlardı. Yazı, Yemişkumu, Kızkalesi, Kocahasanlı'da geçirirdik. Yaz tatili ile beraber üç kardeş duygu sömürüsüne başlardık.  Çukurova'nın köyünde denize hasret, plaj oyuncaklarını çıkarır, babamların duyacağı şekilde hayaller kurardık. Hatta bir akşam ablam abartıp cinnet getirme taktiği uygulayarak halıda yüzmüştü. Yazarken bile kahkaha attım ya hu.

Denize düşkünlüğüm çocukluktan geliyor işte. Sabahları yalnız gidiyorum, pek kimseler olmuyor. Çoğumuzun yaptığı gibi dubalara kadar yüzüyor, kitap okuyor ya da müzik dinleyip mavi dalgaların arasındaki beyaz yansımalara dalıyorum. Atoş ile gittiğimizde ise kumdan kaleler yapıp, babaannemin deyimiyle, çipillikte oyunlar oynuyoruz.

Fotoğraflar bu sabahtan, Ankara'dan gelen teyzoşu, Ata ve kıyıda insan manzaraları.









8 yorum:

  1. Mavi suların en güzeli zamanı değilmi! bende deniz çocuğuyum kesin! daha iki gün evvel maviye elveda dediğim halde şimdiden özledim:(
    güzel ailen ve atacık kuzucuk ile bu güzel günlerin tadını çıkarın..
    sevgiler,
    Not: halının üzerinde yüzme alıştırmaları diyince benide çocukluğuma götürdün:)) tıpkısının aynını bizde tatile çıkmaya sayılı günler kala yapardık kardeşimle ne güzel günlerdi..

    YanıtlaSil
  2. Cinnet geçirip halıda yüzmek ha, çok tatlısınız :D

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel bir yermiş, uzaktaki villalara bittim:) Ata ve teyzesi de harikalar, halıda yüzmeye ben de güldüm:)))ama sonuç vermiş:)))
    sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. Biz pek yazlığa gidemedik. Annem, babam ve ablamla birlikte yazları Riva'ya ya da Polenezköy'deki halk plajlarına giderdik.

    Babam beni omuzlarına alır, sonra cumburlop denize atıverirdi. Hep korkardım, ama çok hoşuma giderdi. Yanında yüzmeme izin vermezdi: "Kıyıdan kıyıdan yüz!"

    Ama genel olarak benim çocukluğum İstanbul Boğazının serin ve akıntılı sularında geçti.

    Anadolu Kavağı'nda sahildeki balık lokantalarına midye ayıklar, dondurma paramızı çıkarırdık. Üstümüz başımız balık kokar, güneşin kavurucu etkisiyle birleşince vapur iskelesine koşar Sarıyer vapurundan denize çivileme atlardık.

    Biri mutlaka giremezdi ekipten. Ona paraları verir, dondurma siparişi verirdik.

    Boğazın serin ve tertemiz suyundan çıkar çıkmaz beynimizi donduran dondurmanın keyfini sürerdik.

    Pek bi güzeldi.

    YanıtlaSil
  5. Atacığın çaktırmadan bakışa bak yerim seni yaa ♥♥

    YanıtlaSil
  6. bu görüntülere bakınca tatili özledim dedim ama yaa daha yeni çıktık 1 sene geçmezkiiiii....

    YanıtlaSil
  7. Deniz en sevdiğim , çok güzelmiş fotoğraflar ...

    YanıtlaSil
  8. Ben de okurken kahkaha attım ya hu :)) Taktik süpermiş yalnız, helal ablaya :)
    Ata'nın saçlarının güzelliği, o renk tonlarının harika uyumu, süper süper :) Maşallah kuzuya...

    YanıtlaSil