28 May 2015

Sarı Papatya Tarlası

Bir yorgan gibi yayılmış, papatyalar kuru toprağa. Benzer gibi görünse de her biri başka sarı ve her birinin şarkısı ayrı. 






25 May 2015

Kanaviçe Yatak Örtüsü

1974 yılında annemin teyzesinin işlediği kanaviçe yatak örtüsü. Annem, bu hediyeyi aldığında Öğretmen Okulu son sınıftaymış. 

Örtünün bir kaç yerinde sökülmeler var. 41 seneyi devirmiş normaldir. Hatta yastık kılıfları da vardı ama onlar kaybolmuş. Annemin, bir sandığı yoktu bunları iyi muhafaza edemedi. Giysilerin arasında bekledi yıllarca. Geçen gün bana hediye etti "Sen saklarsın artık anıları." dedi. Çok sevindim, aldım eve getirdim. Sökükleri onarmaya çalışacağım. 

Fotoğraflamak için yatağa serdim, yatak normalde köşede duruyor, ışık gelmemesi adına. Karartma perde bile kullansam malum burası çok güneş alıyor ve sabahları güneşe uyanmak hoşuma gitmiyor. Örtüyü fotoğraflamak için yatağı daha aydınlık bir yere çektim. Belki örnek çıkarmak isteyen olur. Odada hareketlenme gören, Tatliş fırsattan istifade hemen yatağa zıplayıp, kudurmaya başladı. Hal böyle olunca antika kanaviçenin mankenliğini yapmak da ona düştü.





18 May 2015

Antalya Hayvanat Bahçesi

Hayvanat bahçesine gitmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki, sanıyorum en son üniversiteden evvel İzmir'de gitmiştim. Ansızın gelişen bir durumla içeriye girdik, kent ormanına giriş ücreti olarak araç başına on lira alıyorlar. Dilerseniz ormanda ateş yakmadan piknik de yapabiliyorsunuz.

Ata, hayvanları görünce çok heyecanlandı, mutlu oldu. Ancak ben kafeslere yaklaşmak dahi istemedim. Orman içerisinde kocaman bir arazi, diğerlerine nazaran hayvanlara daha fazla yeşil alan sağlanmış ama olmaz işte. İçgüdülerini unutuyor hayvanlar. Çocuklara doğal hayatı anlatmak için hayvanları yurtlarından alıp hapsetmek niye?

Bir anne ve üç yavru ayı gördüm. Fotoğraflamaya varmadı elim. Uludağ'da kamp yaparken görmüştüm, bir kayanın başında anne ve yavru ayılar vardı. Aramızda ufak bir uçurum olduğu için rahat rahat izleme olanağı bulmuştum. Yavruların birbiri ile oynaştığı manzarayı unutamıyorum. Sonrasında açlıktan şehre inen bir ayıyı vurdukları haberini okumuştum yerel gazetede, nasıl acımıştı içim. 

Hayvanlar için yeşil alan bırakmadık, din için linç edilen domuzlar mı ararsın, fildişi için öldürülen filler mi, derisi için katledilen timsahlar mı? Buradan bakınca bu orman içerisindeki bahçe daha masum geldi bana. Hatta bazıları adına mutlu oldum. Örneğin develer, turist peşinde tüm yaz çalıştırıldıktan sonra, kışın kaderlerine terk ediliyor çoğu ama maymunlar, kuşlar, sürüngenler gibi doğal yaşam hayvanları için aynı durum söz konusu değil. Yarı açık cezaevi işte. Daha korkunçları ise yunus gösteri merkezleri ve sirkler!






11 May 2015

Patika Yolundaki Bahçe

Biraz engebe, biraz yokuş, birkaç dönemeç, sonra yeniden tırmanış. Köylülerin, bahçelerine ulaşmak için açtıkları bu toprak yollar asfalta bağlanmıyor.

İki mevsim sonra kuruyan ve sonra yeniden biten otların arasından yürürken meyvelerden ayak üstü atıştırıyor, öğünlük sebze topluyorum.

Ufak sulama kanalları ya da göletlerde göbeklerini devirerek yüzen kurbağalar, kulağınızın dibinden birer imha timi gibi geçen arılar, kayalar arasında gezen telaşlı kertenkeleler...  Patikalarda yürümeyi seviyorum.










4 May 2015

Titreyen Göl

Hafta sonu yakın bir yerlere tatile gidelim dedik. Alanya'da yaşayıp da başka bir yere deniz tatiline gitmek pek bir manasız oluyor. Bu aralar uzun kilometre yapacak vaktimiz de olmadığından göl kenarında bir otele gittik. Otium Eco Club, Titreyen Göl kenarında yer alan ekolojik bir otel. İlk dikkatimi çeken şey girişte yer alan Atatürk köşesiydi, övünç duyuyor insan.

Otelde bu mevsimde bile neredeyse boş yer yok gibiydi, biz birkaç Türk aileden biriydik. Otelde hemen hemen her şey çocukları düşünerek tasarlanmış. Yeşil alanlar, hayvanlar, parklar... Diğer otellere nazaran çocukların vakit geçirebileceği çok fazla alan var. Atoş'un mutluluğu liste başı olunca, çocuk dostu oteller arasında burayı tercih ettik. Bu otele küçük çocuğu olmayan kimse gitmemeli zira çok fazla minik cıvıltısı var.