18 Nis 2016

Açık Hava Kütüphaneli Köy Okulu

Geçen pazar Ata ile yine dağ-tepe dolaşırken bir tabela ilişti gözümüze; Açık Hava Kütüphanesi 2 km. "Bu kırsalda ne kütüphanesi?" diye şaşırıp, o tarafa yöneldik. Yol bizi devlete bağlı bir ilköğretim okuluna götürdü. Bu okul içeride, konteynerda ve bir de bahçede olmak üzere üç kütüphaneye sahip. Bizi köy öğretmeni ve eşi karşıladılar. Beraber okulu gezdik. Emekli ziraat mühendisi eşi Ali Bey'in de yardımıyla okula harika bir bitki bahçesi, bir de hayvanat bahçesi kazandırmış Fatma Öğretmen. Serbest ders zamanında çocuklarla beraber hayvanları yemleyip, tarım yapıyorlarmış.  Bununla da kalmayıp erkek çocuklar tamirhanede öğrenim görürken, kızlar ise köyde yaşayan bir ninenin öğretmenlik yaptığı dokuma tezgahlarında el becerilerini geliştiriyorlarmış.

Okulun yalnızca kırk öğrencisi var. Birleştirilmiş sınıflar olduğundan bizim aklıevveller çocuklarını yakınlardaki bir başka okula gönderiyorlarmış. Burayı daha çok yabancı öğrenciler tercih ediyor, uzak da olsa servisle okula geliyorlarmış. Okulda kantin yerine yemekhane var. Öğretmenler ve öğrenciler beraber aynı yemekleri yiyorlar. Burası bağışlarla hayatına devam ediyor. Örneğin Harley Davidson Riders Club ziyarete gelmiş ve öğrencilere malzeme desteğinde bulunmuşlar. Konteyner kütüphaneyi internet üzerinden hiç tanımadıkları biri içi kitap dolu olarak yollamış. Tüm bu uğraşlarda Ali Bey'in rolü çok büyük. Okul için sürekli yazışmalar yapıyor. Çocuklara satranç öğretiyor.

Biz oradayken başka misafirler geldi. Tanıştık, içlerinden Kanadalı Markus gönüllü olarak İngilizce dersi veriyormuş öğrencilere. Bir başkası yemekhanenin duvarına resim çiziyormuş.  Her şey daha çok yeni ama umut verici. Kapatılan köy enstitüsüleri gibi. Yakınlarda oturuyor olsaydım Ata'nın bu okulda okumasını arzu ederdim doğrusu. Müdür koltuğunda kedilerin uyuduğu, ayna karşısında tavukların süslendiği bir okula gitmeyi hangi çocuk istemez ki? Şartları zorlamaya dair kafamda ufak ufak bir şeyler belirmiyor da değil, bakacağız artık.  Bu arada bir sonraki gelişimizde Ata ile okuduğu kitapları çocuk kütüphanesine hediye etme konusunda anlaştık. Kütüphaneye üye olup, birkaç kitap da aldık. Miniğimin adı kütüphanenin en küçük üyesi olarak kayıt defterinde yerini aldı.







29 yorum:

  1. Böyle şeyleri gördükçe o kadar mutlu oluyorum ki...

    YanıtlaSil
  2. Bir gün çocuğum olursa eğer, böyle bir okulda okumasını ve böyle bir öğretmeni olmasını isterdim doğrusu. :)

    YanıtlaSil
  3. İyi ki o tarafa doğru yönelmişiniz:) Resimler harika görünüyor;)

    YanıtlaSil
  4. Mutluluk verici bir okul, içtenlik ve sevgi içiçe :)

    YanıtlaSil
  5. Yazının sonunda köy enstitüsü gibi diyordum siz belirtmişsiniz zaten. Gıpta ettim paylaştıklarınıza. Çocuklarımı ben böyle okullara yollayamadım maalesef. Türkiye'nin gerçeği eğitim sistemi düşünen insan yetiştiremiyor. Okul okuyor okumasına ama bir şey sorsan dünyadan haberi yok. Ezberlediği sorular dışında çıkılmaması gerek. Bizim kuşak biraz daha iyiydi şimdi gençler hepten cahil. Yazık üzülüyor insan.

    YanıtlaSil
  6. Ülkemde böyle eli öpülesi insanlar olduğunu duydukça nasıl mutlu oluyorum anlatamam. Umut, umudu kaybetmemeli işte diyorum...

    YanıtlaSil
  7. Öok mutlu olsum. Yer olarak tam neresi? Sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
  8. Atatürk'ü gösteriyor galiba şekerim yaa nasıl yakışmış sınıfa.

    YanıtlaSil
  9. Öperim o öğretmenin ellerini.babacığım hep anlata anlata gitti o güzelim ( Köy Enstitülerini ) Bencede Ata'da başka çocuklarda gitmeli hep böyle okullara.

    YanıtlaSil
  10. Süpermiş..umutlanıyorum böyle şeyler okudukça.. böyle idealist insanların olması beni çokk mutlu ediyor.Tebrik ediyorum onları...sevgiler

    YanıtlaSil
  11. Ne yalan söyleyeyim imrendim oradaki öğrencilere. Keşke dedim hep. Keşke benim de kızlarım böyle okullara gidebilseler. Emeği geçen herkesin yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
  12. hâlâ güzel şeyler olabiliyor yahu..
    umudu kaybetmemek lazım.

    YanıtlaSil
  13. Okurken nasıl da mutlu oldum. Ali beye ve eşine tebrikler. Harika bir köy okulu oluşturmuşlar.

    YanıtlaSil
  14. Okul kütüphaneleri.. temiz ödev yapmak için gidip kitap kokusuna bulaştığımız ilk yerler. Bir de üniversitede müdavimi olduğum il halk kütüphanesi. Kitap okumakla arası pek olmayan en yakın arkadaşımın kartıyla çifer çifer alıp okuduğum şimdi hala faydasını gördüğüm okumalarım. Kütüphane kavramı tarihe karışmasın...

    YanıtlaSil
  15. ne hoş bu tip şeyler düşünen ve hayata geçiren insanları çok seviyorum..keşke çoğalsalar değil mi..
    emeği geçenlerin yüreğine sağlık,
    ne hoş bir paylaşım olmuş canım..
    sevgiler yolladım.

    YanıtlaSil
  16. Kutluyorum bu insanları tam vatan evlatları ne hayırlı işler yapmışlar Ata sınıfa yakışmış kucak dolusu sevgiler kuzuya.

    YanıtlaSil
  17. Nasıl haz aldım okurken anlatamam. Bu okulda okuyan çocuklar geleceğin idalist gençlerini şimdiden kucaklıyor emeği geçen öğretmeninden görevlisine ve de size çok teşekkür ediyorum. Umudumu tazelediniz.......

    YanıtlaSil
  18. Bu hale getiren ve çocuklara bu güzelliklere sağlayan kim varsa yaşı genç yaşlı fark etmez ellerinden öpüyorum .hayatta yaplacak en büyük yatırımı yaptıkları için tuttukları altın olsun.

    YanıtlaSil
  19. Ne güzel işler başarmışlar...Keşke bütün okullar böyle olsa... Ama baksana bizimkiler başka okullara gönderiyormuş..Yabancılar çoğunluktaymış...Ne olacak bu bizim halimiz bir bilemedim :(((( Sevgiler

    YanıtlaSil
  20. Allahım rüya gibi. Bayıldım bu okula ben İyi ki denk gelmişsiniz. Nasıl memnun oldum.

    YanıtlaSil
  21. Bu okul siz yazmadan önce hayallerdeydi, şimdi gerçek oldu. Bu düzeni yapanlara helal olsun. O çocuklar kim bilir samimiyet içinde ne güzel yetişiyorlardır. Umutlar tükenmesin diyorum sadece. :)

    YanıtlaSil
  22. köy okulunda okudum ben de.. çocukluğumla ilgili en güzel anılarım okulumda yaşamışımdır :) okulları güzelleştiren herkesin emeğine sağlık..

    YanıtlaSil
  23. Nasıl bir şey ya! Okurken bir romandan alıntı sandım neredeyse. Çocuk olasım, olmadı orada öğretmen olasım geldi :)
    Çok güzelbir paylaşım olmuş. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  24. Açık hava kütüphaneli köy okulu yazınızı hayranlıkla okudum. Güzel yurdum! Tebrik ediyorum Ali Beyi, Fatma öğretmeni, bağışçıları ve gönüllüleri...

    YanıtlaSil
  25. Burcu yazıyı okurken nasıl huzur kapladı her yanımı ah diyorum fazla mı şanssız kaldık. Herkes büyük şehirde okumak ister filan ya bence kesinlikle böyle bir okul da eğitim görmek diyorum. Güzel kalpli insanlar ve bağışçılar iyi ki varlar

    YanıtlaSil
  26. Aman ne güzel bir okul.Yirmi yedi yıllık öğretmenlik hayatımda hep hayalimde olan keşke bir köyde sınıf öğretmeni olsaydım hayıflanmalarıyla tam da yapmak istediğim şey. Hayat ve okul iç içe. Fatma Öğretmen ve eşini gönülden kutluyorum. Bizi sorarsanız biz hayatı bıraktık teog sınavıyla boğuşuyoruz. Ama yirmi sekiz Nisan'dan sonra bizi kimse tutamaz. Alıp çocuklarımı kırlara,ormana, deniz kenarına götüreceğim. İçlerindeki duygulanmaları tabiatın kucağında ağaca bakıp,gökyüzüne sevdalanıp,şiirle, türküyle, gitarlarıyla, melodikalarıyla anlatsınlar. Öyle derslerin bir köşesine sıkıştırdığımız etkinliklerle değil, hayatın içinde "Türkçe" dersi işleyeceğiz hep birlikte. Oh içimi döktüm.Var olasın Fatma Öğretmen,Sistemin çarkının gerçek eğitimi ezip geçmesine izin vermediğin için...

    YanıtlaSil