13 Nis 2016

Yenidünya Fidanları ve Mavi Lupinler

Çekirdekten yetişen ağaçların meyveleri deli olur; büyük kısmı dudak büktürür. Ancak ağaç, yalnızca yemişine dadanmak için dikilmez. Kayısı, erik, yenidünya gibi meyvelerin yendikten sonra çekirdekleri çöpe atılmayıp, biriktirilmeli ve ilk kırsal gezisinde savurmalı doğaya. Yüzde yirmisi ağaca dönüşse yeter. Arılar çiçeklerinden bal yapsa, kuşlar yemişlerini gagalasa... Bu ihtimali bilmek bile güzel.

Yenidünya çekirdeklerini saksının içerisinde atmıştım; fidana dönüşmüşler. Aldım, su kaynağından çok uzaklaşmamak suretiyle ormanın içlerine gittim. Her birini özenle diktim toprağa. Birkaç sardunya ve papatyayı da daldırma usulü köklendirme yaparak yanı başlarına ekmek için toprak yüzeyi ellerimle temizledim. İtiraf etmek gerekirse bu kısım hayli zordu. Tırpan olmadan kurumuş dikenlerle baş etmek beni yordu ama toprağı havalandırmayı başardım. Evde çillenen patatesleri çantama atmıştım. Çıkarıp, filizlenen yerlerinden üçe keserek toprağa gömdüm. Sıra geldi su taşıma işine. Kuru toprağı suya doyurmak için defalarca pınara gidip geldim.

Sonrasında gübreleme işi vardı. Aşağıda marketin yanına bir kamyonet yanaşırdı bazen; üzerinde "Satılık taze gübre" yazan mavi bir kamyonet. Kasasında keçiler ve yeni doğan canım kuzular olurdu. Bütün gün annelerinin memelerini çekiştirerek, güneşlenirlerdi. Köylü adam onların süt dışkılarını satıp para kazanıyordu. Bir defasında Ata'ya kuzuları göstermek için yanlarına sokulduk. Epey oyalandıktan sonra, kamyonetin sahibi elinde çay ile yanımıza yanaştı. Biraz lafladık:

"Sizde davarcılık var mı?" diye sordu.
"Yok hiç hayvanımız olmadı." dedim.
Araya başka şeyler girdi ama köylü tatmin olmamış gözlerle süzdü beni.  Sonra dayanamayıp yeniden: "Sizde davarcılık vardır emme sen bilmeyondur."
"Babam çocukluğunda çobanlık yapmış hepsi bu."
"Hele belli belli. Şu yazmışlara bakışından, kuzuları sevişinden belli. Bak ben bildim de sen gayıl olmadın."

Bu gülümseten diyaloğu hatırlayıp, yeniden mavi kamyoneti bulma umuduyla, marketin yanına doğru bayır aşağıya indim ama nafile; bugün kuzucuklar ve anneleri yoktu. Gerisin geriye yukarıya tırmanırken, muz bahçesinin orada, damperi gübreli toprak dolu bir kamyon gördüm. Muz bahçesinin sahipleri budamayı bitirmiş, gübrelemeye geçmişlerdi. Bakındım kimseleri göremedim. Eve döndüm. Birkaç saat sonra Tatliş'i dolaşmaya çıkardım. Kamyon gübreli toprağı boşaltıp gitmişti. Bahçe sahipleri, küreklerle gübre tepeciğini karıyordu. Selam verip, biraz gübre alıp alamayacağımı sordum. "Tabii ne demek." dediler. Adamın biri cebinden Migros poşeti çıkardı, doldurdu tepeleme. Para vermek istedim, kabul etmediler. İhtiyaç duydukça ağaç kenarlarından alabileceğimi söylediler. Teşekkür edip ayrıldım. Tatliş'i eve bıraktıktan sonra, gizli bahçeme gittim. Fidanlarımı gübreledim; yanmamaları için azar azar döktüm diplerine. Dönüşte bodur mavi lupinlere denk geldim. Çok güzellerdi fotoğraflamadan edemedim. Teksas eyaletinin tescillenmiş çiçeğiymiş. Bizim buralarda mavisi ile beraber beyazına da sık rastlanır. Çiçek içerisindeki tohumları yenidünya fidanlarımın yanına serpiştirsem, kök salma ihtimali yüksek. Bitkilerim tutarlı tavır sergilerse birkaç yıl içerisinde o ormanlık alanın meyve veren hâlini de görebilirim ve bu var ediş, yaşatmak isteği başka uğraşları da tetikler kim bilir.




25 yorum:

  1. ne güzel uğraşmışsın. kamyoncu abi diyaogu da çok hoşmuş.

    YanıtlaSil
  2. Bir ağaca can vermek, ne güzel bir şey... Bir şeyler ekip dikmek bile tazeler beni, hele ki ağaç...Mavi lupinler şahane!.. :)

    YanıtlaSil
  3. Yenidünya fidanları ile çocukluğuma döndüm. Annemlerin eski evinde koca bir yeni dünya ağacı vardı.. Çekirdeklerini tekrar tekrar toprağa ekip yeniden filizlemesini takip etmekten büyük mutluluk duyardım..:)

    YanıtlaSil
  4. Ne güzel bir yazı, ne güzel fotoğraflar. Yüreğinize , ellerinize sağlık, sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Ne güzel bir anlatım bitince üzüldüm sonrayı da çok merak ediyorum belki before-after yaparsn bahçeni :)

    YanıtlaSil
  6. Ne güzel insanlar var değil mi , ellerine sağlık ne de güzel yapmışsn , Fotoğraflar çok güzel yine ..

    YanıtlaSil
  7. Yazınızı okuyunca deli incirler aklıma geldi. Birden çok büyüyen ama pek meyve vermeyen incir ağaçları için söylenir. Genelleme yapılabilir mi, bilmiyorum. Ama işime yarayacağını düşündüğüm bilgiler aldım mesela patatesleri deneyeceğim. Mavi lupin de dağarcığıma girdi.Gayıl olmayı da araştırdım ama ya amca yanlış kullandı ya ben anlamadım. Hasatınız bereketli olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Razı gelmek, kabul etmek anlamında kullanılıyor buralarda.

      Sil
    2. Doğru öğrendiğimi anlamamışım, şimdi yerine oturdu. İçinde hem ironi olan hem derinliği olan dobra sohbetler. Sağolun.

      Sil
  8. Bunu herkes uygulasa cennete döner her yan. Ellerine sağlık.
    Var ediş ve yaşatma isteği... Sağlam bir terapi vesilesi.

    ''Gayıl olmak'' İç Anadolu'da çok kullanılır. 'Razı gelmek' anlamındadır; ama amca 'kabul etmek' anlamında sarfetmiş:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İç Anadolu'da kullanıldığını bilmiyordum. Alanyalıların ilginç bir şivesi var; kulağa komik geliyor.

      Zeugma bu arada senden ikinci yorumu alınca baktım; atlamış olabilir miyim diye ama yoktu. Spam kutusuna düşmüş yorum. Son zamanlarda birkaç arkadaşın yorumunu da orada bulmuştum. Noktalama işaretlerini sık kullanınca atıyor olabilir. Ufaktan araştırmalıyım durumu.

      Sil
  9. Birkaç sene sonra meyve ağaçların büyümüş, çiçeklerin onları sarmalamış şekilde de görürüz inşallah... Ne güzel yapmışsın...
    Yüreğine sağlık ♥

    YanıtlaSil
  10. Muhabbet çok iyiymiş tabii sen o dışkıların arasında hayvanseversen adamcağız öyle sanar :)
    Mavi çiçekleri ilk kez görüyorum çok güzellermiş.

    YanıtlaSil
  11. Vay canına Teksas'tan Alanya'ya:)))Ne ilginç değil mi? Çok da güzel renkleri, amca ne tatlıymış ama nasıl da anlamış:))toprak, bahçe, çiçekle uğraşmak, dikmek ne güzel...eline sağlık canım.

    YanıtlaSil
  12. Bakir bahçen uğurlu olsun.Bende çekirdekleri aynı şekilde değerlendiririm.Fotğraflar yine harika ellerine sağlık.Benimde evde küçük bahçem var sonra göstereceğim. Öncsi-sonrası takip ediyorum tam çiceklendiğinde paylaşacağım.

    YanıtlaSil
  13. Benimde saksılarımda iki malta eriği, iki kayısı, üç limon ve bir çam ve bir akçaağaç yetişti. Bu sene komşumun köyüne gittiğimde kimisini oraya ekmeyi düşünüyorum :) Karpuzu da. Saksıya çekirdek sokuşturmaya ve çıkan filizlerin ne olduğunu anlamaya çalışmaya bayılıyorum :)

    YanıtlaSil
  14. Böyle bir şeye daha önce hiç şahit olmadım. Açıkçası çok da şaşırdım. Bunu akıl edip, üşenmeyip hayata geçirmek... Fotoğraflardan toprağın çok taşlık olduğu görünüyor bir alet kullanmadan yeri açmak bir kadın için çok zor olmuştur. Bu çabayı anlayan anlamayan herkes adına çok teşekkür ediyorum. Dünyanın sizin gibi insanlara ihtiyacı var.

    YanıtlaSil
  15. Toprağın hediyesinden artanı tekrar kensine sunan o elleri öperim ben ne güzel yapmışsın.
    Mutfak camımda bir iki saksı var heryıl kuşlar bana değişikşeler getiriyor meyve vermese de kendiliğinden kaybolana kadar o yeşilli tutuyorum:)) Geçen sene domates(yabanisiymiş arkadaşım dedi)ve karpuz getirmişlerdi ama BADEM arada saksıların yanına oturup bahçe tarafında ki arkadaşlarını seyrederken bir güzel yemiş onları:)))bu sene de ısırgan otu getirdiler,ısırganı kullanacağım :)
    Bu bile onların tohumlara postacılık yaptığını anlatıyor bizlere.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  16. Burcucum sen ne güzel bir insansın...Doğamız adına , gelecekteki neslimiz adına sana tşk. ederim..Senin gibi insanların çoğalması dileğiyle..Sevgiler canımcım...

    YanıtlaSil
  17. Sen bize komşu gelsen ne güzel olur, yok yav pardon, elbette biz size :) Ali Deniz ve Ata arkadaş olur, ben de seninle :) Bu söylediklerini ilk başta yapamasam da, sonra sonra bakmışsın benim postlardan da böyle güzellikler fışkırıyor :)
    Evet evet, biz size komşu gelelim en iyisi ;)

    YanıtlaSil
  18. Süpersin ya! ne güzel düşünüyorsun, hiç incelik yok bende fark ettim, doğayla buluşturmak ne güzel şey oysa..
    Diyaloğa bayıldım...
    Fotolara da tabi, ellerine sağlık, keyifle okuyorum bilesin... çok da mutlu ediyor ;)

    YanıtlaSil
  19. çok güzeller..yazı da resimler de..

    YanıtlaSil
  20. Ne güzel yapmışsın. Eline sağlık. Fotoğrafların her zamanki gibi harika. Eh, mavi kamyonu ve sahibini de çok merak ettim doğrusu :)) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  21. Ben tabi ziyarete gelmeyeli uzun Zaman olmuş. Yazılarının hepsini zevkle okudum vakit buldukça da okumaya doğayla buluşmaya devam :)
    Hazırlayıp emek verip ormana gidip Ekmen takdire şayan, çok düşünceli bir insansın. Emeğine sağlık:)

    YanıtlaSil
  22. Mavi lupinlerin güzelliği :) erik, yenidünya benim en sevdiğim meyvelerden ama tabi ben çekirdeklerini çöpe atıyorum :( senin yazını okumasam bilmezdim ağaca dönüşebileceğini.Kamyonetin sahibi ile konuştuklarınız hoşuma gitti şiveden dolayı ben dediklerinden çok bir şey anlamadım ama :)

    YanıtlaSil