20 Haz 2016

Haziran '67

Sene 1967, orta ikiye giden bir oğlan çocuğuydum. Köyde ortaokul olmadığından ilçede dedemin evinde kalıyor, yazları da köye dönüp çobanlık yapıyordum.

Pazara denk gelen bir haziran gecesi Aşık Mahzuni Şerif ilçeye, Dilek Sineması'na konsere geldi. O zamanlar iki yazlık sinema vardı. Biri Saray, diğeri de yeni açılan Dilek. Parasızlıktan hiçbirine gitmemiştim ama önlerinden her geçişimde duvarda asılı duran afişlere bakar, oynayan filmleri hayal etmeye çalışırdım.

Her Pazartesi ilçede pazar kurulurdu. O gün ben de pazara inmiştim. Anamın verdiği bir çuval bulguru pazar yerinde nohutla değiştirme niyetindeydim. Çuvala ne kadar nohut verirlerse alıp, köye dönecektim. Pazarda fısıltılar başlamış; "Akşamki konserde Sünnilere küfür edildi." deniliyordu. Aslı astarı var mı bilmiyordum ama o ince fısıltılar, öfkeli bir kalabalık doğurmuştu. Çiçek, Geçit, Yapalak gibi Sünni köylere haber salınmış, ne kadar genç varsa hazırlanmış gelmişti. Bıçak, keser, sopa kim ne bulduysa, makas getirenler bile vardı. Zaten hangi dükkân alevinin, kürdün bilinirdi. Tekbir sesleri ile yüzlerce insan sel oldu aktı. Dükkânlara girip dağıtıyor, yakaladıklarını dövüyorlardı. Ortalık toz duman, kalakaldım pazar yerinde. O esnada ensemde bir şaplak hissettim;  "Ne duruyorsun lan burada Allahsızlık yapıyorlar, yürüüü!" Bu emmimdi; dayım ve diğer tanıdık yüzler gibi hınç ve hışım kalabalığına karışıyordu. Elimde silah olarak kullanabileceğim bir şey yoktu, yumruklarımı sıkarak koştum. Önüme bir bakkal dükkânı çıktı; harap ediliyordu. Yarısı yere dökülmüş şeker çuvalının üzerinden atlayıp, bakkala girdim; sahibi çoktan kaçmıştı. Baktım masada bir radyo; hem de siyah transistörlü -hep bir radyom olsun isterdim- elime aldım, tüm gücümle yere çaldım. Yetmedi ayağımla tepeledim. Gördüğüm kadarıyla bir şey çalan yoktu, aşağıladıkları bu kökenin mallarını ayaklar altında çiğnemek sahip olmaktan daha büyük bir hazdı onlar için. Herkes çalıyor olsaydı, ben de o radyoyu çalardım kim bilir.

Alevilerin ileri gelen isimlerinden Doktor Mehmet vardı. Mahzuni'yi şehre onun getirdiği söylendiğinden, en büyük öfke onaydı. Eczanesine girdiler, ne kadar ilaç varsa alıp Ceyhan Nehri'ne döktüler. Para kasası dahil her şey nehri boyladı. Köylülerin yanlarında getirdikleri makasın esrarı da çözüldü; bıyıklıları bir köşede kıstırıp, bıyıklarını kesiyorlardı. Bu çok onur kırıcıydı ve ben artık manzaranın bir parçası olmak istemiyordum. Pazar yerine döndüm, bulgur çuvalım bıraktığım yerde değildi. Köy dolmuşlarının bulunduğu yere gittim ama orada da neredeyse hiç adam kalmamış, hepsi zalimliğin bir parçası olmaya gitmişti. Olaylar sabah başlayıp öğleden sonraya kadar sürdü. Polis ya da asker müdahale etmedi ya da edemedi.

Çok duramadım o yangın yerinde; orta okuldan sonra başka yurtlar aradım kendime. Her mezhepten, her inançtan, her kesimden arkadaşım oldu; insanları inançlarına göre tecrit etmenin nasıl büyük bir hata olduğunu utana utana anladım. Bir radyo aldım, Mahzuni dinledim; sigaramı ciğerlerime çeke çeke onunla türküler söyledim. Memlekete gittim bir gün, bakkal dükkânını bulmaya. Dükkanın çehresi değişmiş ama yerli yerinde duruyordu. Öyle çok el değiştirmiş ki  o paramparça ettiğim radyonun sahibi kimdir, nerededir bilen yoktu.

Bugün bu olayların üzerinden neredeyse yarım asır geçti. Zihniyetimiz bir arpa boyu yol alamadı. Ensemize inen şaplaklar yüzünden, bizden olmayana kin tutar olduk; üstelik bunu inanç kılıfının altından yapıyoruz. Zorbalığı, zulmü günahsız bırakan din olmaz, bunu bilmiyoruz.

19 yorum:

  1. Hakikaten bir arpa boyu yol alamadık:( sebebi bence hep laikliği sindirememiş olmasında, niye Norveç'te, Fransa'da, Hollanda'da ya da Amerika'da böyle şeyler olmuyor? Çünkü orada laiklik var. Demokrasinin, çağdaşlığın en büyük anahtarı laiklikten geçiyor. O yüzden de OrtaDoğu ve Müslüman ülkeler hep birbirini yiyor. Atatürk bunu ta o zamandan görmüştü. Ne kadar haklı çıktı.

    YanıtlaSil
  2. Sarsıldım.
    İnsan kendi celladı olur mu?

    YanıtlaSil
  3. Dinde zorbalık, zulüm yok. Din kimsenin değil herkesin. Hem de içinde en kıymetli yerinde. "Senin dinin sana benim dinim bana", "Dinde zorlama yoktur." demiş Peygamberimiz (Sav) İnsanların, en kıymetli yerimizde sakladığımız en dokunulmazımız üzerinden oynadığı oyun herkesi usandırdı. Dostluklarla, hoşgörü ile yeneceğiz buna inanıyorum. Evrensel değerler, insani sorumluluk ve öncelikler zaten dinin mayası. Sevgi ve akıl bu oyunu bozar, inanıyorum ve dua ediyorum.

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel, çok akıcı, çok anlamlı... Daha ne denir ki? İnsanın zaafları çok, hayvanlar yanında ne kadar da masum!

    YanıtlaSil
  5. Oradaymış gibi sen bunları nasıl yazıyorsun ya kalemine sağlık. Bizi bazı duygularla yüzleştirdin.

    YanıtlaSil
  6. Madımak otelinide aynı yobaz zihniyet,yaktılar.yıktılar,güzelim insanlara gencecik sadece folklor oynamak için oradaydılar bazıları onlarada kıydılar.
    Teröre lanet okurken bu aralar ne yazık,dönün bakın en yakınınızda bile bazen görürüsünüz,terör yüreklerde,kıskançlık kol boyu.ne için,niye,için için ağladım niye ? ? ? ? ?

    YanıtlaSil
  7. Güzel yazı, ne gerek var bunlara sonuçta alevisi, sünnisi ,zencisi, beyazı, hepimiz insanız yaşanılanların son bulması dünya üzerinde herkesin saygı içinde kardeşçe yaşaması en büyük hayalim.

    YanıtlaSil
  8. Ne çok böyle feci hikaye var azınlık görülenlere karşı. Dışlanan, kapı önünde tutulanlara yapılan zulüm ne çok yahu!
    Benim anlamadığım, bu yığınlar arasında hiç mi aklı selim yok! Toplanıp da yağmalarken, yıkarken, can acıtırken içlerinde bunları durduracak insan sayısı hep mi az, hep mi yetersiz...
    Çocuklardan geçerek düzelecek toplum, çocuklarını iyi yetiştiren anne-babalardan, iyi insan=vicdanlı insan...

    YanıtlaSil
  9. Din nedir? Herkesin yaradanı aynı, insanlardan istenenler aynı, gidilen yer aynı.
    Mezhep nedir? Din uğruna savaş nedir? Ticareti en kolay din üzerinden yapıyorlar ve okumaktan araştırmaktan aciz insanlar da kanıyor. Yazık.

    YanıtlaSil
  10. Malesef azınlıklar bu konuda çok eziyet görmüştür herhalde. Toplumumuzda alevi, sünni, şafi, türk, kürt, süryani diye değil insanlığına baksak bu etiketlerden çok daha huzurlu bir vatanımız olurdu. Çok üzülüyorum böyle hikayelerde.

    YanıtlaSil
  11. Yorum sıkıntı yarattıysa tamamen silmeni tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu anki sayfada görünen adsız yorum,neden adsız görünüyor anlam veremedim doğrusu ?
      Sevgiler.

      Sil
    2. Adsız olarak düştü panele, hesabınızla yazmamış olabilirsiniz öğretmenim. Zaten bizim elimizde değil kullanıcı adı gizlemek.

      Sil
  12. Boşuna denmemiş din toplumların afyonudur diye.

    YanıtlaSil
  13. Yaa gercekten su mezhep kavgalarini din kavgalarini hicc anlamiyorum. Cok guzel yazmissin.

    YanıtlaSil
  14. Halbuki İnsanı güzelleştirmek içindir din.Özü sevgidir. Yolu da sevgiden geçer.Mevlanaları, Hacı Bektaşları, Yunus Emreleri, Şeyh Edebalıları da bu toplum çıkardı ta yüreğinden.Ne yazık ki dini yozlaştıran yine insan...
    "Gelin tanış olalım
    İşi kolay kılalım
    Sevelim sevilelim
    Dünya kimseye kalmaz"

    YanıtlaSil
  15. Burcu ne kadar güzel yazdın koskoca dünyaya bi sığamadık.. Keşke insan gibi yaşamayı becerebilsek.

    YanıtlaSil
  16. Cehalet ve sürü psikolojisi. Ve savunduklarını düşündükleri şeye nasıl da zarar verdiklerinin farkında olmayan beyinsiz bir kalabalık.

    YanıtlaSil