31 Mar 2016

Süsen Çiçekleri

Antik Yunan tanrıçalarından birinin adını taşıyan iris, gökkuşağını temsil eder. Cennetten aldığı tüm haberleri gökkuşağı aracılığıyla yeryüzüne ilettiğine dair bir inanış vardır. Bu yüzden soğanları öteden beri ölülerin gömüldüğü yerlere ekilir. Yöresel olarak mezarlık zambağı olarak anılan bu çiçeğin, mezarlıklara ekimi alışılagelmiş olarak devam etmektedir.

Mitolojik bilgiden sonra gelelim zambaklara nasıl ulaştığıma: Ata için her hafta köyden keçi sütü geliyor. Bu hafta babamla beraber biz gidip alalım dedik. Şefik Amca'nın evine gittik. Ata, kendisine süt veren keçilerle tanışırken, ben de bahçedeki süsenleri keşfettim. Birkaç fotoğraf çekip, ikram edilen ayranı çiçekler arasında dolaşarak içtim. Gitmeye yakın Şefik Amca'nın eşi, bir demet zambak uzatmaz mı bana: "Mutlu etti yavrum seni bu çiçekler. Oyalandın başında, vazoya koy birkaç hafta güldürür yüzünü." Böyle bir incelik karşısında tutuldum kaldım. Hakikaten bu üçkağıtçı milletin efendisi siz olun be! Sizin gibi çıkarına bakmayan, iyilik bilen, yayan insanlar...





28 Mar 2016

Badem

Badem çiçekleri tamamen dökülünce manzaralar değişti. Şimdi çağlalar, bademe dönüyor. Körpe hali ile bazı meyveler toplanıp, satıldı. Ağaçta kalanlar ise bütün yaz kabuklanmaya bırakılacak. Eylül gibi de kuru badem için hasat yapılacak. Çağla, pazarda açılışı 20 lira ile yapmıştı ama fiyakası çabuk söndü; bu hafta tezgahlarda 3 liraya kadar düştüğünü gördüm.

Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabında bademin ilk evcilleştirilen ağaçlardan biri olduğunu okumuştum. Tabii burada bademin atası olan, yabani bademden söz ediyoruz. Avcı - toplayıcılar iri meyveli bademleri buldukça çekirdeklerini toprağa gömerek yarı-yabani olarak çoğaltım yapmışlar.

Deneyimlerime dayanarak dağda, tepede bir badem ağacına rastlarsanız, çiçekleri pembe ise pek bulaşmayın derim. Yabani bademlerin dalları, tatlı bademe nazaran fark edilir ölçüde dikensi uçlu ve seyrek yapraklıdır. Meyvesi keskindir. Bu ağaçların, saf badem sütü için yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Son bir not: diğer ağaçlar uyurken badem çiçeklenir, bu yüzden İbranice'de 'erken yükselen' anlamına gelir ve yaşamı temsil eder.



25 Mar 2016

Son Yağmurlar

Senenin son dal parçalarını toplamak için eski kayıkçı limanını indik. Kışın fırtınalar, kırılan ağaç dallarını denize alıp, baharda yeniden karaya bırakıyor. Sahilin hemen yanında başlayan kargılar sebebiyle kumsalda en çok saz parçaları var. Son yağmurlardan sonra artık güçlü bir rüzgâr uğramaz Alanya'ya.

Sanıyorum terk edilmiş mekanları bulma hususunda iyice ustalaştım zira buralarda artık kimseler yok. Buna belediyenin plaj temizlik aracı da dahil. Esasen gerek de yok, kumsal kısa sürede savrulacak doğa atıkları dışında temiz görünüyor.




21 Mar 2016

Elbet Biter Bungunluk

Bu küskün akşamüstünde, yamacındayım bir dağın. Öfkeden, husumetten uzak.
Az ötemde Akdeniz, uçsuz bucaksız bir sessizlik.
Denizde bir balıkçı teknesi. Bıkkın sis kümesinin içerisinde bir görünüyor, bir yitiyor.
Ilık bir rüzgâr kitabımın sayfaları ile oynaşıyor. Dağ keçileri, meyveye dönen erik çiçekleri ve avunacak bir dolu şey daha...
Bitecek bu bungunluk biliyorum; vazgeçmiyorum.

17 Mar 2016

Kaplumbağalarla Birkaç Adım

Geçenlerde eğlenceli yazılar yazmadığıma dair bir eleştiri aldım. "Zorla yazdırılmış bir havası var yazıların." dendi. Bu yorumun üzerinden birkaç gün geçti bir kalleşlik daha yaşandı. Bunca acı içerisinde nasıl mutlu olsun insan?
Ancak ailemleyken güler yüzlü ve şakacı olabiliyorum, sonrası hep melankoli.

Mesela bu sabah... Bahçedeki süpürgeyi alıp, balkonu süpürmüştüm. Birkaç saat sonra oturma odasındaki halının üzerinde bir karınca fark ettim. Süpürge üzerinde gelip oturma odasına düşmüş. Bir sağa bir sola şaşkın şaşkın dolaşıyordu. Süpürgeyi yeniden getirip, üzerine tırmanmasını bekledim. Sonrasında da bahçedeki aynı yere bıraktım.

Böyle bir insan, bu sistemde mutlu olabilir mi?

Geçtiğimiz günlerde otobanda küçük bir kaplumbağa kabuğuna çekilmiş öylece duruyordu. Hızla yanından geçtik. Belki de ezilmiş ve yol ortasında kalmıştı. Işıklardan geriye dönüp arabayı durdurduk. Karşıya geçerek, hızlı akan trafiğin arasına daldım. Kaplumbağayı kucakladığım gibi, arabaya koştum. Kabuğunun içerisine doğru eğilince ürkek bir bakışla karşılaştım. Yaşadığını gördüğümdeki mutluluk benzersizdi. Minik misafirimizi arka koltuğa koyup, yola devam ettik. Aynı istikamette bu defa refüje yakın anne kaplumbağayı gördük. Yol genişletme çalışmaları yüzünden, kepçeler yuvalarına kadar girince, çareyi kaçmakta bulmuşlar. Durup anneyi de aldık. Arka koltukta iki tosbağa işimiz bitene kadar bizimle kaldılar. Sonrasında evin yanındaki ormana geldik. Ata ile beraber onlara güvenli, yeni bir yuva bulduk. 

Belli ki bunca kötülüğün içerisinde, bir kaplumbağa ailesini kurtarmak anılacak şey bile değil. 

Biyoloji tarihindeki en ölümcül tür biz insanlarız. Doğa için seri katil, birbirimiz içinse birer düşman! Böyle bir ırka mensup olduğunun farkındaysan mutsuz olmaktan başka çaren yok. Ancak mutsuzluk, bana göre bir köşede ağıt yakmak demek değildir. Durumu iyileştirmeye yönelik küçük de olsa adımlar atılabilir. Tıpkı kaplumbağa örneğinde olduğu gibi.





11 Mar 2016

Kumsalda Köpekler

Kıyı, sevdiğim hali ile boylu boyunca uzanıyor; bir tenhalık, bir açıklık...
Güneş yağı kokuları yükselene dek buraların egemeni sokak köpekleri. Ha bir de işi profesyonelliğe döken define avcıları var. Ellerinde dedektör, tatilcilerin düşürdüğü takıları ya da metal paraları topluyorlar. Bu tipler yüzünden kumsal köstebek yuvasına döndü.





8 Mar 2016

Bezgin

Bugün çok bezgin geçti, minikler ile tüm gün evdeydim. Sahilden topladığım dal parçaları ile uğraştım. 763853 defa bölünse de bir şeyler okumaya çalıştım. Ata'nın enerjisine yetişmek için soğuk nane-limon suyu içtim, canlılık veriyor. Açık bahçe salatalığı da eklenirse tatlı bir kıvam alıyor; yorgun hissedenlere öneririm.





5 Mar 2016

Sarışın

Bu sıralar orman sarıya çalıyor. Dağın, yeşile kafa tutan bu halini gördükçe Mabel Matiz'in Sarışın şarkısını mırıldanıyorum. Matiz'in bazı melodilerinde 90'ların havası var. 

Konudan sapmayalım, bu güzellikler bulundukları yerlere oldukça hızlı yayılıyor. Çalı formunda olmalarına rağmen aralarında boy vermek neredeyse imkansız. Öbek öbek görünce insanın uzaktan koşup içerisine dalası geliyor. Ancak bu mümkün değil; dikenleri çok sık ve sert. Bu çiçek, katır tırnağı, azgan ya da poruk olarak anılan bitkiye benzer özellik gösteriyor zira aynı aileden geliyorlar. Katır tırnağı taksonomide spartium junceum olarak geçerken, bunlar genista scorpius olarak yer alıyor. TÜBİTAK-Biyoçeşitlilik Veritabanı'nda bu sarışının izine dahi rastlamadım. 

Ulus olarak işin kolayına kaçıp benzerlerin önüne 'yalancı' ibaresi koyarak isimlendirmeyi çok severiz. Yalancı azgan der geçeriz. Bunu kabul etmiyorum. Konu uzmanları neden araştırmaz, bilgi vermez, Türkçe içerik eklemez anlayamıyorum. Kendi coğrafyamızda yetişen bir bitki hakkındaki bilgiye neden yabancı kaynaklardan ulaşıyoruz?
Sorun ezberci eğitim sisteminde. Üniversitelerde yer alan Botanik Bahçesi Uygulama ve Araştırma Merkezi sadece yönetmelikte yer alıyor. Türkiye'de hiçbir bilim dalında zerre ilerleme yok. Bizim çiçek böcekle tek ilişkimiz; kırmızı gül aşk, beyaz gül masumluk cart curttan ibaret. Tepeden inme öğrenimden kaynaklı insanlarımızda da bir 'bananecilik' var.

Bir ziraat mühendisi komik(!) bir anısını anlatmıştı: "Köylünün biri bana yol kenarındaki bir bitkinin adını sordu. Tarlasında varmış, zararlarını vs. araştırmak istiyormuş.  Bitkiye baktım tanımıyorum. Latince bir şeyler uydurmak adına, "Yolis Kenarus" dedim. Köylü yedi tabii."
Bu adam devletin mühendisi. O köylünün vergisi ile maaşını alıyor. Adam araştırmak-öğrenmek istiyor. Mühendis bozuntusu da kendi cahilliğini utanmadan yalancılıkla süsleyip, gülerek anlatıyor..Böyle dangalaklar oldukça, biz hiçbir konuda ileriye adım atamayız. Hep geriye!







2 Mar 2016

Delik Deniz

Denize uzanan kayalıklar arasında gizlenen doğal bir havuz. Coğrafi yapısı sayesinde buradan denize, balıkçı teknelerinin girebileceği büyüklükte bir kapı açılıyor. Karadan ulaşmak için tepeden patika bir yolu takip etmek gerekiyor. Yol, sarp kayalıkların arasında olduğundan özellikle iniş için dikkatli olunmalı.
Deniz burada, açık kısma nazaran daha serin zira suyu çevreleyen dağlık kayaların gölgesi sıklıkla denizin üzerinde. Yazın kavurucu sıcaklarda, delik denizin suyu müdavimine efsane gelecektir.
Ata, deniz sezonunu açtı. Yüzeydeki sivri kayalar nedeniyle çok kalmadı, nineciğimin deyimiyle tumdu çıktı.