26 May 2016

Avokado

Alanya'da en çok rastlanan meyve ağaçları arasında ilk üçe üçüncülük ile girer avokado. Diğer ikisi ise muz ve portakal, dördüncülük de yenidünyada. Birim fiyatı sürekli yüksek olduğundan ve uzun süre bozulmadan durabildiğinden çiftçilerin gözdesi diyebilirim. Apartman bahçelerine de peyzaj bitkisi olarak dikiliyor; meyveleri sineklenmez, dalları kuvvetli, gölgesi ise büyük.

Avokadoyu en kolay yeme şekli kabuklarını soymadan dikine ikiye kesip, çekirdeğini çıkardıktan sonra, kaşık yardımıyla içi kabuğundan sıyırarak almaktır. Dilimleyip, üzerine zeytinyağı ve limon gezdirerek servis edebilir ya da çatal yardımı ile ezerek sarımsak, zeytinyağı, limon ve belki biraz krema ile ekmek üzerine sürebilirsiniz.








22 May 2016

Anadolu Glayölü

Glayölleri hatırlayan var mı? 80'lerin en meşhur aranjman çiçeğiydi. Yeşilçam filmlerinde de sıklıkla görürdük; şimdi ise lilyum aldı yerini. Uzun zaman sonra gezindiğim tarlaların birinde vahşi glayöllere rastladım.

Bu çiçek, zeytinliklerde, mısır ve çavdar tarlalarında kendiliğinden bitiyor. Yöresel adı ekin çiçeği. Tatlı bir köke sahip; dövülerek, una karıştırıldığında ekmekleri daha lezzetli ve sağlıklı yaptığı söylenir. Köylüler bu çiçeği hayvanları çok sevdiği için toplarlar; kabızlık çeken hayvanlara iyi geldiğini düşünüyorlar.

Anadolu glayölü, adından da anlaşıldığı gibi yalnızca Türkiye'ye özgü, yani endemik. Kızılçam ormanlarında, maki ve kireç taşlı bölgelerde yetişiyor. Akdeniz ve Ege'nin bazı bölgelerinde rastlanıyor.  Bu tür, tıpkı bin beş yüz bitki gibi yok olma tehlikesi altında. Ancak nesli, ne insanların birkaç demet toplaması ne de hayvanların yemesi ile tükenir Yapılaşma aşığı açgözlülerin her gördüğü araziye çöreklenme arzusu ve hemen hemen her dağda açılan taş ocakları yüzünden güzelim flora yok oluyor.  Taş ve mermer ocaklarından çıkan toz, bitki yapraklarını kaplayarak fotosentezi engelliyor. Çiçeklenme döneminde ise döllenmenin önüne geçiyor.

Bütün bu haltlar yetmezmiş gibi, inşaatlar sonrasında artan betonlar kırsal alanlara kaçak olarak dökülüyor ve adeta bitki mezarlıkları oluşuyor. Güneş, hava ve sudan mahrum kalan bitkiler betonların altında kök salamıyor ve bir müddet sonra dirençleri kırılıyor.




19 May 2016

19 Mayıs

Anadolu topraklarında terk edilmiş bir okul; pas tutmuş kapısı, bahçesi çocuk sesinden uzak. Uzayıp giden otlar arasında belli belirsiz suretin... Yazdığın büyük destansı direnişi kutlamak için bir çocuk getirdim sana bugün. Başka yerlerde, başka çocuklar da var Paşam, hepsi sana koşacak; fikirlerin hep yaşayacak.



15 May 2016

Evde Köpek Tıraşı

Havalar iyiden iyiye ısındı; Tatliş kabarık tüyleri arasında bunalıyor. Senede bir defa veterinere götürüp tıraş ettiriyordum ama son üç senedir bu ulvi görevi ben üstlendim. Tatliş çok hırçın bir köpek olduğundan vücudundaki tek bir tüy bile onun için kıymetli. Kesmeye kalkınca hırlayıp, ısırıyordu bu yüzden anestezi altında tırnak ve tüy kesimi yaptırıyorduk. Artık yaşı ilerledi, narkozun ağır gelebileceğini düşünüyorum. Ona şarjlı tıraş makinesi aldık, birkaç senedir tüylerini bahçede kesiyoruz.  Bir köpeği evde tıraş etmek çok zor olduğundan, önce iyice gezdirip enerjisini attırıyorum. Eve yorgun gelince uzanıyor yere, çok fazla hamle yapmaya takati kalmıyor; işlem tamamlandıktan sonra, banyoya giriyor ve orada yavaştan direniş başlıyor. Havlusuna sarılıp çıkarken, tam bir Uruk-Hai oluyor; işte o zaman herkes payına düşen azabı alıyor.
Sonraki iki gün utanma devresi olarak geçiyor. 'Cıbıl cıbıl kimseye görünemem' hesabı, koltuk altına gizlenmeler, mahallenin köpeklerinden köşe bucak kaçmalar... Ancak bunun da çaresini buldum; kendini kötü hissetmesin diye kuyruğunu ve kafasını tıraş etmiyorum. İyi ki bu maceraya senede bir atılıyoruz, hem ona hem bana büyük sıkıntı.

Bu arada kendileri, yeni mamasına alıştı gibi. Her akşam bir seksenlik deviriyor. Arada kaçamakları da var elbette. Ata kendi mamilerini Tatliş ile paylaşıyor. Ne kadar uyarsam da kıyamıyor sanırım. Bizimki de götürüp götürüp yatağına gömüyor. Yuvası çukulat cenneti oldu.


10 May 2016

Hurda Yelkenli

Anıları bir yerde depolamayı sevmiyorum. İz taşıyan eşyalar üzerinde ufak uğraşlar yaparak, onları göz önünde tutmaya çalışıyorum. Ata'nın bebekliğine ait iki kumaş parçası; mendil ve bebek şekeri tülü. Bu bezlerden yelkenli yapmak istedim. Sahilden topladığım yıpranmış odun parçaları ile dokuları tuttu. Biraz delip, biraz da yapıştırdıktan sonra ortaya bu salaş yelkenliler çıktı.



9 May 2016

Mor Salkım

Komşu sayılacak evlerden biri; yazlık olarak kullanılıyor fakat buraya taşındığımdan beri uğrayan kimseler görmedim. Bahçesinde mor salkımların gölgelediği bir kamelya var. Bitki kendi kendine büyüyüp gidiyor. Kaç zamandır burada bilemiyorum ama mor salkımların elli yıldan fazla ömrü olduğunu duymuştum. Bu bitki harika bir tırmanışçı; çiçeklerinden reçel ve börek, yapraklarından çay, tohumlarından ise fırında kızartma yapılıyor; kestaneye yakın bir tadı var. Tümüyle de fiber kağıt, iplik ve kumaş yapmak için kullanılıyor.

Muhteşem kokulu ilk çiçeklerini mayıs başında açıyor; ikinci çiçeklenme ise haziranda başlayıp, yaz boyu devam ediyor. İlk çiçekler daha sık ancak daha açık renkliyken,  ikinci çiçeklenme ise koyu renkli ve daha seyrek oluyor.  Mor salkım, çiçekleri varken gölgelendirmede zayıf kalması ve arıları kışkırtan kokuya sahip olup, beraberinde böcekleri de çekmesi ile bence başarılı bir kamelya sarmaşığı değil.





4 May 2016

Köpeklerde Kan Tahlili

Son bir haftadır Tatliş'in karın bölgesinde yer yer kararmalar oluşmaya başlamıştı. Veterineri test yapmayı önerdi. Yaş ilerledikçe mevsime bağlı olarak, renkte koyulaşma olduğunu biliyordum ama yine de karaciğere bir bakalım istedim. Patilerden kan almakta zorlandılar zira kanı çok yoğundu. Köpeklerde kan akışkan değilse bu az su içtiğine delaletmiş. Bundan sonra daha fazla su içmesi için takip edeceğim. Böbrek ve karaciğere bakıldı, genel değerler gayet güzel ama safra ile ilgili değeri normalin üzerinde çıktı. "Tek tip beslenmenin rolü olabilir." dedi veteriner. Daha yağsız ve besleyici; yaşına ve ırkına uygun bir mama deniyoruz şimdi. Birkaç hafta içerisinde yeniden test yapılacak. Yeni mamaya alışması için numara çeviriyoruz. Ata iyi polis, ben kötü polis oluyorum. Ata: "Gakkiş mamanı ye yoksa anne yiyecek, hadi ama ye büyüyemeşşin bak küçücük köpek kalıysın." diyor. Tatliş hayli kıskanç ve nöbetçi olduğundan, bu taktik hep işe yarıyor.